Bangsamoro Özerk Bölgesi Başbakanından Türkiye’ye teşekkür

Başbakan İbrahim, geçiş sürecinin 3. yılında, Mindanao Adası’ndaki barış sürecinin gidişatı, Morolu savaşçıların silah bırakması, Bangsamoro hükümetinin programları, BARMM seçimlerinin 2025’e ertelenmesini AA muhabirine değerlendirdi.

Özerk BARMM hükümetinin, barış anlaşmasını, “siyasi ve normalleşme olmak üzere iki rotada” uyguladığına dikkati çeken İbrahim, katedilen 3 yıllık süreçte “çoğu önceliklerini başardıklarını” belirterek “Siyasi rotada hükümetin işlevselliği sorunsuz.” dedi.

Normalleşme rotasında da İbrahim, silah bırakma sürecinin “sembolik ilk faz” ile ikinci fazının katedildiğini kaydetti ve anlaşma gereği toplamda 40 bin savaşçının silah bırakacağını anımsattı.

“Filipinler hükümetinin, anlaşma kapsamında, silah bırakan savaşçılara vermeyi taahhüt ettiği mali destek gecikiyor.” diyen İbrahim, bu gecikmenin “problem haline geldiğini” belirtti.

Destek ile savaşçıların sivil hayata yeniden dönebilmesinin hedeflendiğini kaydeden İbrahim, “Şimdiye kadar, ilk iki aşama tam olarak bu destekten faydalanamadı ve dolayısıyla üçüncü fazda gecikme yaşanıyor. Üçüncü faza ilerlemeden, Filipinler hükümeti taahhüdü doğrultusunda, silah bırakan savaşçılara vadettiğini teslim etmelidir.” diye konuştu.

– “FON SORUNU YÜZÜNDEN NORMALLEŞME ROTASI FİİLİYATTA YÜRÜYEMİYOR”

Savaşçılara mali desteğin yanı sıra taahhüt edilen “ev, eğitim, çocuklara burs” gibi sosyal desteklerin de aksadığını kaydeden İbrahim, “siyasi rotanın düzgün ilerlediğini ancak normalleşme rotasında problem yaşandığını” belirtti.

İbrahim, “Çünkü normalleşme rotası, Filipinler hükümetinin mali fonlaması olmadan nihayete eremez. Filipinler hükümetinden bu rota doğrultusunda gelen bir bütçe yok ve silah bırakan savaşçılara yönelik taahhüt yerine getirilmiyor.” dedi.

Siyasi rota ve normalleşme rotasının “paralel uygulanmasının” barış sürecine etkisine değinen İbrahim, “Bu bir şart olmalı, hem ‘paralel’ hem de ‘bütünleyici’ ancak burada problem, siyasi rotada ilerleme katederken, fon sorunu yüzünden normalleşme rotası fiiliyatta yürüyemiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Barış sürecinde Moro toplumunun yaşadığı diğer risklere değinen İbrahim, “radikal gruplarla iş birliği halinde görünen” birçok yapıya bölünmüş bazı grupların olduğuna dikkati çekti.

İbrahim, BARMM kuruluşu sonrası bu grupların oldukça küçüldüğünü ve şiddet eylemlerinin oldukça azaldığını belirterek, bölgesel hükümetin başarıya ulaşması halinde “bu radikal grupların da yönetime kazandırılmasını” umduklarını belirtti.

– “LOBİ FAALİYETLERİ SONUÇ VERDİ”

Geçen 3 yılda, Kovid-19 salgınının da etkisiyle zaman yetersizliği hissettiklerini söyleyen İbrahim, sürece yönelik “yönetilmesi zor bazı sorunların” da etkisiyle seçimlerin 3 yıl ertelenmesi amacıyla Kongre ve Devlet Başkanlığıyla yürütülen “lobi faaliyetlerinin sonuç verdiğini” kaydetti.

Moro seçimlerinin 2025’e ertelenmesinin, BARMM ve Moro halkı için “büyük avantaj” olduğunu kaydeden İbrahim, bunun, “geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan aşamaları tamamlamalarını sağlayacağını” söyledi.

İbrahim bu erteleme süresinde anlaşmaların uygulanmasını hedeflediklerini vurguladı ve “Taraflara, barış süreci taahhütlerini yerine getirmek için daha fazla zaman verilmesi oldukça önemli.” dedi.

– MAYIS SEÇİMLERİ

Filipinler’de mayısta düzenlenecek devlet başkanı seçiminin, barış sürecine olası etkilerine değinen ve seçimi hangi adayın kazanacağının önemli olduğunu söyleyen İbrahim, “Yeni başkanın anlaşmanın uygulanmasıyla ilgileneceğini ümit ediyoruz.” diye konuştu.

Süreçte “uygulaması halen tamamlanmamış” birçok anlaşma maddesi olduğunu anımsatan İbrahim, endişelerini, “Eğer yeni devlet başkanı barış sürecinin uygulanmasına ‘hevesli’ olmazsa, anlaşma kapsamında bazı zorluk ve problemlerle karşılaşabiliriz.” sözleriyle ifade etti.

– “TÜRK HÜKÜMETİNE VE TÜRK HALKINA ŞÜKRAN BORÇLUYUZ”

Türkiye’nin sürece katkılarına değinen İbrahim, hükümet kuruluşları ve sivil toplum örgütlerine işaret ederek “Farklı kuruluşlarla Türk kardeşlerimiz sahada da oldukça aktif, TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı), Diyanet, YTB (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) ve İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) gibi. Ekipman desteği, iş sermayesi, öğrenci bursu desteği sağlıyorlar.” dedi.

İbrahim, Türkiye’nin “barış sürecini yürüten 4 ülkeden biri” olduğuna dikkati çekerek “Barış sürecinin başarıya ulaşmasını destekleyen Türk hükümetine ve Türk halkına şükran borçluyuz.” ifadesini kullandı.